Takvimler 1982’nin 7 Ağustos’unu gösterdiğinde ASALA teröristleri Türkiye’deki ilk eylemini gerçekleştirdi. Hedefleri Ankara’nın en işlek noktalarından biri olan Esenboğa Havalimanıydı. ASALA teröristleri Zohrab Sarkisyan ve Levon Ekmekçiyan bir havayolu şirketinin check-in bölgesindeki kalabalığın ortasında bomba patlatıp yolcular ve kontrol memurlarının üzerine hafif makineli tüfek ile ateş etmeye başladılar. Havalimanında birden kıyamet koptu. İnsanlar dehşet içinde sağ sola kaçıyorlardı.

Militanlardan Sarkisyan bu sırada sözde Ermeni soykırımını kastederek; “Bizden bir milyon kişi öldü, sizden 25 kişinin ölmesi ne fark eder” diye bağırmaya başladı. Kalabalığın ortasına ateş açan teröristler birden karşılarında Esenboğa emniyet amiri ve polis memuru Atilla Başçı’yı buldu. Teröristlerin açtıkları ateşe karşılık verdiler. Çıkan çatışma sırasında polis memuru Atilla Başçı vuruldu. Diğer polis memuru da terörist Sarkisyan’ı vurdu.
Arkadaşının vurulduğunu gören Ekmekçiyan havalimanın kafeteryasına doğru koştu. Burada yaklaşık yirmi kişiyi rehin aldı. Yolcuları rehin alan Ekmekçiyan’ güvenlik güçleri tarafından teslim için çağrı yapıldı. Restoranda yaklaşık 20’ye yakın yolcuyu rehin tutan teröristin teslim olması için çağrı yapıldığı bir sırada üzerleri kan içinde biri kadın iki kişi restorandan kaçmayı başardı. Yaralılar ambulansa bindirilirken içeriden iki-üç el silah sesi gelmiş ve hemen ardından bir yaralı kadın daha kendini dışarıya atmaya fırsat bulmuştu. Kaferterya’nın çevresinde heyecanlı bekleyiş sürerken birden patlama ve silah sesleri duyulmaya başladı. Teröristler rehin aldıkları insanlara da saldırıyordu.
Restoranın önünde ve çevresinde heyecanlı bekleyiş sürerken teröristin dikkatinin çekilmesi için THY sürekli anons yapmaya başladı. Saatler 18.10’u gösterirken birden restoranda bir patlama daha oldu, sonra 4 el silah sesi ve ardından da otomatik silahla tarama sesleri işitildi.

Bu sırada daha fazla beklemek istemeyen Hidayet Ağbaba adlı polis memuru üzerine çelik yelek giyerek içeriye sızdı. Ancak Hidayet Ağbaba’yı gören rehine bir kadının bağırması sonucu teröristler Hidayet Ağbaba’yı fark etti. Tam kaçmaya yeltenirken Hidayet Ağbaba erken davranıp teröristi vurarak öldürdü. Böylelikle yaklaşık üç 3 saat süren operasyon başarılıyla sonuçlanmış teröristlerden biri öldürülürken, diğer terörist Levon Ekmekçiyan yaralı olarak ele geçirildi. Saldırıda üç polisimiz şehit olurken, üç Türk yolcu, bir Türk havaalanı personeli, bir Amerikalı kadın yolcu ve bir Alman mühendis de hayatını kaybetti. 72 kişide çeşitli yerlerinden yaralandı. Ekmekçiyan’ı yakalayan Hidayet Ağbaba; “9 kişiyi öldürdün 72 kişiyi yaraladın şerefsiz” deyince Ekmekçiyan kızarak “Az bile” diye bağırdı.

ASALA’nın Esenboğa saldırısı sonucu 3 polis memuru, 1 Amerikalı, 1 Alman olmak üzere 8 kişi hayatını kaybetti. Olayda hayatını kaybedenlerin isimleri şu şekilde:
Hamdi Yahyaoğlu (Ankara Emniyet Müdür Muavini), Atilla Bahşi (Esenboğa’da görevli polis memuru), Celal Birol (Aktepe Karakolu’nda görevli polis memuru), Erdoğan Batsınır (Meydan Müdürü), Rıza Murat Şahin (ODTÜ öğrencisi), Ruhiye Demirsalan (Ev hanımı), Herbert Roenowski (Afşin- Elbistan inşaatında görevli Alman mühendis) ve Jean Gifford Dovorth (ABD’li kadın) 11 Ağustos 1982’de Başbakanlık önünde olayda hayatını kaybeden Türk vatandaşları için devlet töreni yapıldı.

Saldırının ardından AP ajansının Beyrut bürosuna telefon eden ve bozuk Arapça konuşan bir kişi Esenboğa olayını “Erzurum operasyonu” olarak bildirilmiş ve sorumluluğu ASALA’nın üstlendiğini bildirmiştir.
Saldırıdan sağ kurtulan terörist Levon Ekmekçiyan’ın yargılaması başladı. Mahkeme savcısı saldırıyı, “Devletin hakimiyeti altında bulunan topraklardan bir kısmını devlet idaresinden ayırmaya matuf bir eylem” olarak nitelendirmiş ve Ekmekçiyan hakkında 125. Madde uyarınca idam cezasına çarptırılmasını istedi. Yargılama süreci devam ederken Avrupa’dan Ekmekçiyan’ın serbest bırakılması için Türkiye’ye bildiriler gönderildi. Hatta Ermenistan’da kendisine destek mitingleri bile düzenlendi.
Yargılamalar sonucu Ekmekçiyan, Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı 3 Numaralı Askerî Mahkemesi tarafından 7 Eylül 1982‘de idam cezasına çarptırıldı. Karar son olarak 28 Ocak 1983 günü Cumhurbaşkanı Kenan Evren başkanlığındaki Millî Güvenlik Konseyinin 129. Birleşiminde kabul edildi. İdam cezasına çarptırılan Ekmekçiyan cezaevindeyken masum insanların öldürülmesi hakkında pişmanlık ifadesi içeren bir mektup yazarak diğer ASALA mensupların da şiddetten vazgeçmesini nasihat etti. Bu mektup sonradan ASALA örgütüne gönderildi. Ekmekçiyan 29 Ocak 1983‘te Ankara Merkez Kapalı Cezaevi’nde asılarak idam edildi.
İdam cezasına çarptırılan Levon Ekmekçiyan basın mensupları ile bir görüşme talebinde bulundu. Talebi yetkili merciler tarafından kabul edildi. Görüşme sırasında ağlayan Ekmekçiyan yaptıklarından dolayı pişman olduğunu söyledi. ASALA örgütünün Ermeni davası için kurulduğunu ama niyetlerinin farklı olduğunu ifade etti. Örgütün gençleri kandırıp eylemler yaptırdığını itiraf etti. Görüşmenin sonunda Ermeni gençlere seslenen Ekmekçiyan onların gerçeği görmesini ve kendisi gibi hataya düşmemesini telkin etti.

Ermeni şair Silva Kaputikyan kaleme aldığı “Gece Ağıtı” şiirini Ekmekçiyan’a ithaf etmiştir. Ekmekçiyan’ın cenazesi idamından 33 yıl sonra ailesine teslim edildi. İnsan Hakları Derneği (İHD), 2016 yılında Levon Ekmekçiyan’ın cenazesinin ailesine teslim edilmesine ilişkin basın açıklamasında bulundu. İHD Genel Başkan Yardımcısı Meral Çıldır, cenazenin aileye teslime kadar birçok engelle karşılaştıklarını, Ekmekçiyan’ın mezar yerini gösteren herhangi bir işaretin olmadığını, kazı sonucu kemiklere ulaşıldığını, Ekmekçiyan’ın tabutsuz gömüldüğünü, Ekmekçiyan’ın idam cezası ve infazının cunta koşullarında gerçekleştirildiğini, Avukatının olmadığını ve savunma yapamadığını ifade etti.
Marsilya Operasyonu – Bölüm 3 – “Darbe” yazısı için tıklayınız

