marsilya-operasyonu-bolum3-darbe

Marsilya Operasyonu – Bölüm 3 – “Darbe”

Dünyanın SSCB – ABD yani doğu – batı olarak bloklaştığı bir dönem. Soğuk savaşın devam ettiği bir süreç. 1974 yılında gerçekleştirilen Kıbrıs Harekâtı ile Rumlar tarafından Kıbrıs Türklerine uygulanan soykırım son bulmuştu. Ancak harekâtın Türkiye’ye yansıması ağır oldu. Harekât sonrası Türkiye’ye uygulanan silah ambargosu, üstüne yaşanan ekonomik istikrarsızlık bir de siyasette bir türlü kurulamayan ve kısa süreli hükümetler de siyasette de istikrarsızlığı getirdi.

Siyaset ise Süleyman Demirel ile Bülent Ecevit etrafında şekilleniyordu. Süleyman Demirel başbakanlığında Adalet Partisi, Millî Selamet Partisi, Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhuriyetçi Güven Partisi ortaklığıyla Milliyetçi Cephe Hükûmeti kurulmuştu. 1977 genel seçimlerinde Bülent Ecevit başbakanlığında 40. Hükümet kuruldu ancak bu hükümet sadece 30 gün görev yapabildi. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde güvenoyu alamayan Bülent Ecevit istifa etti. Sonrasında “İkinci Milliyetçi Cephe” olarak bilinen 41. Türkiye Hükûmeti, Süleyman Demirel başbakanlığında kuruldu. Bu hükümette sadece 168 gün görev yapabildi. Bir hafta sonra ise Güneş Motel namı diğer “11’ler” olayı patlak verdi. Bülent Ecevit, Adalet Partisi’nden (AP) ayrılan bağımsız milletvekilleri ile görüşmüş yeni kurulacak hükümette bakanlık koltuğu karşılığında Süleyman Demirel Hükûmeti aleyhindeki gensoruyu desteklemeleri konusunda anlaştı. Bu olayın ardından 2. Milliyetçi Cephe Hükümeti düşürülmüş güvenoyu sağlayan Bülent Ecevit hükümeti kurmuştur.

Milliyetçi Cephe (Necmettin ERBAKAN, Süleyman DEMİREL, Alparslan TÜRKEŞ)

Siyaset dışında da sular durulmuyor silahlanan sağ-sol gruplar her gün farklı eylemler gerçekleştiriyor, ölüm haberleri manşetlerden düşmüyordu. Kamplaşma sadece sokaktaki sağ-sol kitleleri arasında yaşanmıyordu. Toplum tüm kesiminde politik dinamizm hakimdi. 12 Eylül’e giden en kritik olaylardan biri de Kahramanmaraş’ta yaşandı. 19 – 26 Aralık 1978 tarihleri arasında bir hafta süren olaylarda yaklaşık 107 kişi hayatını kaybetmiş, 200’ün üzerinde ev yakılırken 100’e yakın iş yeri tahrip edilmiştir. Olaylar sonrası 13 ilde sıkıyönetim ilan edildi. Kahramanmaraş olayları Türkiye tarihe kanlı bir leke olarak yer edinmiştir.

Toplumum polis, adliye, sağlık demeden her kesiminin kamplaştığı dönemde silahlı kuvvetlerin konumu önemliydi. Ordu yeri geldikçe sivil siyasete gereken uyarıyı yapıyordu. Bu uyarılardan biri 27 Aralık 1979 tarihinde Genelkurmay Başkanı Orgeneral Kenan Evren, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Nurettin Ersin, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Bülend Ulusu, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Tahsin Şahinkaya ve Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Sedat Celasun‘un imzasını taşıyan bir mektup ile Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk’e verildi. Ordu, siyasal partilerin ve diğer anayasal kuruluşların ülkenin sorunlarının çözülmesinde birlik olmasını istedi. Mektup, 2 Ocak günü kamuoyuna açıklandı.

1 Şubat 1979 tarihinde Milliyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Abdi İpekçi, Mehmet Ali Ağça tarafından öldürüldü. Abdi İpekçi’nin öldürüldüğü günlerde önemli gelişmelerden biri de İran’da yaşandı. Muhammed Rıza Pehlevi liderliğindeki Şah yönetimi devrilmiş sürgünden dönen Ayetullah Humeyni önderliğinde İran İslam Cumhuriyeti kurulmuştu. ABD’nin en yakın müttefikinin devrilmesi Washington’un Ankara ile daha yakından ilgilenmesine zorunda bıraktı. Çünkü Türkiye stratejik olarak önemli bir konuma sahipti. ABD’nin başını çektiği batı bloğunun en ucunda Türkiye yer almaktaydı. İran’dan sonra Türkiye’yi kaybetmek Batı Avrupa savunmasının da tökezlemesi demekti.

Darbenin Ayak Sesleri

Ülke içerisinde yaşanan anarşi ortamı, siyasetin kendi içindeki çıkmazı orduya askeri müdahaleden başka seçenek bırakmadı. 5 Mayıs 1980 tarihinde Başbakan Süleyman Demirel ile Cumhurbaşkanlığı konusunu görüşen Genelkurmay Başkanı Orgeneral Kenan Evren, Başbakanın yanından ayrıldıktan sonra Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral Haydar Saltık‘a bütün müdahale hazırlıklarının tamamlanmasını emretti. 18 Mayıs tarihinde Genelkurmay Başkanı Orgeneral Kenan Evren, Kuvvet Komutanları, Jandarma Genel Komutanı ve Genelkurmay İkinci Başkanı toplantı gerçekleştirdi. Toplantıda müdahaleden başka çıkar yol kalmadığına karar verildi. Sonrasında Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral Haydar Saltık tarafından hazırlanan “Bayrak Harekât Emri”ni Genelkurmay Başkanı Orgeneral Kenan Evren’e sunuldu.

8 ayda 1606 ölü (Milliyet – 2 Eylül 1980)

1 Temmuz 1980 tarihinde Genelkurmay Başkanı Orgeneral Kenan Evren ve diğer komutanlarla bir toplantı daha gerçekleştirdi ve askeri müdahalenin 11 veya 12 Temmuz’da yapılması kararlaştırıldı. Müdahale tarihi belirlenmişti ancak Başbakan Süleyman Demirel’in güvenoyu alması müdahale planını bozan olay oldu. 26 Ağustos 1980 günü Genelkurmay Başkanı Orgeneral Kenan Evren ve diğer komutanlarla son kez bir toplantı daha gerçekleştirdi. Müdahalenin 12 Eylül 1980 tarihinde yapılması kararlaştırıldı. Askeri müdahaleye ilişkin son hazırlıklar yapıldı, müdahale planı gözden geçirildi.

Ve sonunda beklenen gerçekleşmişti. 12 Eylül 1980 gecesi Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından saat 03.00’te TRT, PTT ve diğer iletişim dairelerine el konularak başlayan askerî müdahale; İçişleri Bakanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü, Başbakan Süleyman Demirel’in konutu ve diğer hedefler de sorunsuz olarak ele geçirildi.

Ordu yönetime el koydu (Hürriyet – 12 Eylül 1980)

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Kenan Evren, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Nurettin Ersin, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Nejat Tümer, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Tahsin Şahinkaya ve Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Sedat Celasun‘dan oluşan Millî Güvenlik Konseyi‘nin 12 Eylül 1980 sabahı saat 04.00’te radyolardan yayımlanan 1 numaralı bildirisiyle müdahale Türkiye’ye duyuruldu. Süleyman Demirel, Bülent Ecevit ve Necmettin Erbakan’a Evren tarafından birer tebliğ gönderildi. Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Alparslan Türkeş evinde bulunamadı. Türkeş ertesi gün Ankara Sıkıyönetim Komutanlığına teslim oldu. Askeri müdahale sonrası ülke genelinde sıkıyönetim ilan edildi, hükümetin faaliyetlerine son verildi, parlamento üyelerinin dokunulmazlıkları kaldırıldı.

TBMM ve siyasi partiler lağvedildi, anayasa askıya alındı. Siyasiler önce gözetim altına alındı, bazıları serbest bırakılırken bazıları da yargılandı. Türk Hava Kurumu, Çocuk Esirgeme Kurumu ve Kızılay dışındaki dernekler kapatıldı. Türkiye siyasetinde askeri dönem başladı. Müdahale sonrası yargılamalar başladı. İlk olarak 9 Ekim 1980 tarihinde sol görüşlü Necdet Adalı ile ülkücü Mustafa Pehlivanoğlu idam edildi. Demokrasinin askıya alındığı süreçte 650 bin kişi gözaltına alındı, 210 bin davada 230 bin kişi yargılandı, 7 binden fazla kişi hakkında idam talep edildi. 517 kişi ölüm cezasına çarptırıldı ve 50 kişi hakkında idam kararı yerine getirildi.

Milli Güvenlik Konseyi üyeleri

Devam Eden ASALA Cinayetleri

Türkiye askeri darbe ile çalkalanırken ASALA cinayetlerine devam ediyordu. 17 Aralık 1980 günü Avustralya Başkonsolosu Sarık Arıyak ve koruma polisi Engin Sever görevlerine giderken uğradıkları saldırı sonucu hayatını kaybetti. 4 Mart 1981 tarihinde Paris Büyükelçiliği Çalışma Müşaviri Reşat Molalı ve Paris Büyükelçiliği’ne bağlı din görevlisi Tecelli Arı Ataşelik önünde iki ASALA teröristin kurduğu pusu sonucu hayatını kaybetti. 9 Haziran 1981 tarihinde Cenevre Başkonsolosluğu Sözleşmeli Sekreteri Mehmet Savaş Yergüz öldürüldü. 24 Eylül 1981’de Paris Başkonsolosluğunu basan ASALA teröristleri koruma görevlisi Cemal Özen’i öldürdü. Göğsünden vurulan Başkonsolos Kaya İnal ise yaralı ile kurtuldu. Başkonsolosluğu basan teröristler 47 yurttaşımızı yaklaşık 15 saat boyunca silah zoruyla rehin tuttular. Bu Fransa’da yaşanan 5. olaydı. Olay üzerine Fransa’nın Ankara büyükelçisi Emile Cakimajou Dışişleri Bakanlığı Genel Sekteri Büyükelçi Kamuran Gürün tarafından çağrıldı. Büyükelçi Gürün, Fransız Büyükelçi’ye Türk diplomat ve Türk resmi binaların korunması için alınan tedbirlerin yeterli olmadığını iletti. 28 Ocak 1982 günü Los Angeles Başkonsolosu Kemal Arıkan sabah saat 9.40 civarında işe giderken evinin 100 metre uzağındaki kavşakta beklerken iki ASALA teröristinin saldırısına uğradı. Vücuduna 14 mermi isabet eden Arıkan olay yerinde hayatını kaybetti. Katiller olay yerinin yakınında bekleyen arabaya binerek kaçtılar.

4 Mayıs 1982’de Boston Fahri Başkonsolosu Orhan Gündüz uğradığı suikast sonucu hayatını kaybetti. 7 Haziran 1982’de Lizbon Büyükelçiliği İdari Ataşesi Erkut Akbay ve eşi Nadide Akbay evlerinin önünde uğradıkları suikast de öldürüldüler.

Devam Edecek…

Marsilya Operasyonu – Bölüm 2 – “Seri Cinayetler” yazısı için tıklayınız

Leave a Comment

Comments

No comments yet. Why don’t you start the discussion?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir